Mezun ağı: aynı düzenek hem kısa yol hem mesafe üretiyor
Aynı ağ, iki ayrı mesafe
Mezun ağı tartışması çoğu zaman iki uca yerleşir: dayanışma ya da kayırma. Oysa ikisi aynı düzeneği anlatır. Bir iş ilanı kapalı bir sohbet grubunda dolaşıp oradan karşılandığında, gruptaki mezun için mesafe kısalmış olur; grubun dışındaki mezun içinse o ilan hiç var olmamıştır. Fark çoğu durumda niyetten değil, bilginin nerede durduğundan doğar. Bu yüzden verimli soru, ağın iyi mi kötü mü olduğu değil, hangi kısmının kayıt altında olduğudur.
Devralınan bir sermaye mi
Ağın kendiliğinden dengeli dağılmadığına dair geniş ölçekli bir gösterge, Nature dergisinde Ağustos 2022'de yayımlanan çalışmadan geliyor. Raj Chetty ve arkadaşları, bir sosyal ağ platformundan derlenen yaklaşık 21 milyar arkadaşlık bağını kullanarak ekonomik bağlılık adını verdikleri ölçüyü tanımlıyor: düşük sosyoekonomik statüdeki kişilerin arkadaş çevresinde yüksek statüdeki kişilerin payı [1]. Çalışmaya göre bu ölçü, yukarı yönlü gelir hareketliliğinin o güne dek saptanmış en güçlü yordayıcıları arasında. Yazarların verdiği örnek karşılaştırma şöyle: düşük statülü ailelerin çocukları, yüksek statülü ailelerin çocuklarının ortalama ekonomik bağlılık düzeyine sahip ilçelerde büyüseydi, yetişkinlikteki gelirleri ortalama yüzde 20 daha yüksek olurdu [1]. Ölçü bir bağıntı kuruyor; tek başına neden ispat etmiyor.
Ailesinde ilk üniversiteli olan mezun açısından buradaki ima açık — ağ mezuniyetle birlikte devralınan bir şey değil, üniversitede kurulması gereken bir şeydir. Ancak bu grup kendi içinde de tek parça değil. Journal of Research in Technical Careers dergisinde Aralık 2024'te yayımlanan bir çalışma, tek bir üniversitede 2018 güz döneminde birinci sınıfa başlayan 343 öğrenciyle (yüzde 36 yanıt oranı) yapılan ankette, toplam sosyal sermaye puanında birinci kuşak olup olmamaya göre anlamlı bir fark bulmuyor; fark ancak puan bileşenlerine ayrıldığında, aile ve akran sermayesi kalemlerinde görünür hale geliyor [5]. Toplamda kaybolan bir eşitsizliğin ayrıştırıldığında ortaya çıkması, ölçüm tasarımının bulguyu ne kadar belirlediğini gösteriyor.
Yönlendirmenin bilinen ve bilinmeyen tarafı
İşveren tarafında referansla işe alım literatürünü derleyen bir inceleme (IZA World of Labor, Haziran 2017), tutarlı bulgunun tek kalemde toplandığını söylüyor: referansla gelen çalışanların işten ayrılma oranı daha düşük. Verimlilik bulguları dağınık — daha yüksek, daha düşük ve farksız sonuçların hepsi literatürde mevcut. İncelemenin saydığı riskler arasında kadınların ve azınlıkların dezavantajlı hale gelmesi ve çeşitliliğin daralması var. Aynı metin, hâlâ yanıtlanmamış sorular arasında referansın eşitsizliğe katkısının ölçüsünü de sayıyor [2]. Yani yönlendirmenin etkisi tartışılıyor, ama büyüklüğü bilinmiyor.
Mekanizmanın sabit olmadığına dair bir ipucu Brezilya işgücü verisinden geliyor. Eylül 2021 tarihli bir çalışma, firmaların kurucusuyla aynı ırktan adayları işe alma ve bu çalışanları işten çıkarmama eğilimini ölçüyor ve bu eğilimin firmanın kümülatif işe alım sayısı arttıkça zayıfladığını buluyor [3]. Ayrımın bir bölümü kalıcı bir tercihten değil, aday hakkında bilgi eksikliğinden kaynaklanıyor olabilir; bilgi biriktikçe eriyor.
Erişimi eşitleyen düzenekler
Kurumların elindeki araçlar teknik, ama sayılabilir. Bridge Group'un Sosyal Hareketlilik Komisyonu ile hazırladığı, Şubat 2020'de yayımlanıp Temmuz 2021'de güncellenen işveren rehberi şu maddeleri öneriyor [4]:
- Staj ve iş deneyimi olanaklarının kapalı kanalla değil, herkese açık biçimde ilan edilmesi ve ücretlendirilmesi.
- Referans primlerinin izlenmesi; ödülün çalışanları kendi benzerlerini getirmeye teşvik etmemesi.
- Yatay işe alımda standart sürecin varsayılan olması, istisnaların kayda geçirilmesi ve gerekçesinin yazılması.
- Terfide sponsorluk ve enformel ağlar gibi kayıt dışı yolların daraltılması, her kademede aranan becerilerin yazılı tanımlanması.
- Katılımın kaç kişide işe alıma dönüştüğünün ve bunun gruplara göre nasıl değiştiğinin veriyle incelenmesi.
Listenin ortak paydası ağı yasaklamak değil, ağın taşıdığı bilgiyi kayda geçirilebilir bir yüzeye taşımak. Kapalı grupta dolaşan ilan sayılamaz; açık havuza düşen ilan sayılabilir. Sözlü yönlendirme karşılaştırılamaz; gerekçesi yazılan istisna karşılaştırılabilir.
Ölçmenin eksenleri
Ağın ölçülmesi zor, ama tarifsiz değil. Inside Higher Ed'in 5 Ağustos 2022 tarihli derlemesinde Clayton Christensen Enstitüsü'nden Julia Freeland Fisher, sosyal sermayeyi fırsatın karanlık maddesine benzetiyor: etkisi görünür, kendisi güç ölçülür [6]. Derlemenin öne çıkardığı dört eksen şu: ağın büyüklüğü, ilişkilerin niteliği, bağların çeşitliliği ve kişinin yardım isteyebilme rahatlığı. Sonuncusu en çok atlanan olabilir; bir tanıştırma programı eşleşme üretse bile, karşı tarafa soru sorma alışkanlığını üretmeyebilir.
Kaynakça
- Chetty ve ark., Social capital I: measurement and associations with economic mobility (Nature, Ağustos 2022) — Opportunity Insights sayfası erişim: 5 Eylül 2026
- Mitchell Hoffman, The value of hiring through employee referrals in developed countries (IZA World of Labor, Haziran 2017) erişim: 5 Eylül 2026
- Conrad Miller, Ian M. Schmutte, The Dynamics of Referral Hiring and Racial Inequality: Evidence from Brazil (NBER Working Paper 29246, Eylül 2021) erişim: 5 Eylül 2026
- Bridge Group ve Social Mobility Commission, Socio-economic diversity and inclusion — Employers' toolkit: Cross-industry edition (Şubat 2020, Temmuz 2021 güncellemesi) erişim: 5 Eylül 2026
- Sudbrock, Uribe-Zarain, Glaessgen, Sottile, Finch, Examining Social Capital and First-Generation Student Status (Journal of Research in Technical Careers, 8/2, Aralık 2024) erişim: 5 Eylül 2026
- Inside Higher Ed, How colleges can level the playing field for social capital (5 Ağustos 2022) erişim: 5 Eylül 2026
Kaynaklar hakkında not
Bu yazının dayandığı altı kaynak farklı şeyleri kanıtlıyor ve önemli boşluklar bırakıyor.
- Chetty ve arkadaşlarının çalışması çok büyük ölçekli, ama tek bir platformun bağlantı verisine ve ABD ilçe düzeyine dayanıyor; bir bağıntı ölçüyor, mezun ağlarının etkisine dair doğrudan kanıt değil [1].
- IZA derlemesi birincil veri sunmuyor ve referansla yapılan alımların yaygınlık oranına dair bir sayı vermiyor; 2017 tarihli bir literatür özeti [2].
- Brezilya çalışması ırk ekseninde ve o ülkenin işgücü kayıtlarında yürütüldü; bulgusu Türkiye'ye ya da mezun dernekleri bağlamına doğrudan taşınamaz [3].
- İşveren rehberi bir öneri belgesidir; bu maddelerin uygulandığında sonuç verdiğine dair bir ölçüm içermez [4].
- Birinci kuşak öğrenci çalışması tek üniversitede, kesitsel tasarımla yapıldı; örneklemin yüzde 84'ü kadın, üniversitenin bütününde bu oran yüzde 62. Bulgular öğrencilik dönemi ve okulda kalma üzerine, mezun istihdamı üzerine değil [5].
- Inside Higher Ed metni gazetecilik derlemesidir. İçinde geçen bazı iş bulma yüzdelerinin kaynağı izlenemediği için bu yazıda kullanılmadı; yalnızca ölçüm eksenlerine ilişkin kısmı alındı [6].
Türkiye'de mezun ağı üzerinden gerçekleşen istihdamın payına dair kamuya açık, düzenli yayımlanan bir ölçüm bu derleme sırasında bulunamadı. Bu bir yokluk iddiası değil, bir doğrulayamama kaydıdır.